" ... UNUTMAYINIZ Kİ SAĞLIKLI BİR KUR’AN ANLAYIŞI … ANCAK SÜNNET’LE MÜMKÜNDÜR …
TACUDDİN EL BAYBURDİ

Heva ve Hevese uymanın kötülüğü


Değerli kardeşlerim … ! defalarca sohbetlerimizde de ifade ettiğimiz gibi, Allah’u Azze ve Celle insanları sadece ve sadece kendisine ibadet etsinler diye yaratmıştır… Diğer bir ifadeyle, emirlerine tabi olsunlar, yasaklarından da uzak dursunlar diye yaratmıştır…

       Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır.

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

“ Ben, Cinleri ve İnsanları sadece bana ibadet etmeleri için yarattım “ Zariyat : 56.Ay.

       Yine bir Ayet’i celilesinde şöyle buyurmaktadır :

يَا أَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

“ Ey insanlar ! sizi ve sizden öncekileri yaratan rabbinize kulluk edin ki - Allah’ın - azabından korunasınız. "   Bakara : 21.Ay.

Sözün özü insanlık Allah’a kulluk için yaratılmış,  Peygamberler bunun için gönderilmiş … Kitaplar bu gaye için indirilmiş … Cennet ve Cehennem de bunun için kurulmuştur.

Ama ne yazık ki ( taa öteden beri ) insanlığın kısmı azamı, kendilerini yaratan Allah’ın çağrısından yüz çevirmiştir … Ve tabii ki bu konuda en önemli etken Şeytan, nefis, heva ve arzulardır... Şeytan nefse emreder, oda heva ve hevesinin peşinden koşar durur.

Oysa ki Allah’u Teala kullarına, Şeytanı dost edinmeyin, çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır, buyurduğu gibi, Onlara heva ve arzularının esiri olmamalarını, ondan uzak durmalarını ve kendisinden indirilen Kitaba ve Sünnete uygun bir hayat yaşamalarını istemiştir… Allah’u Teala şöyle buyurmaktadır :

اتَّبِعُواْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ وَلاَ تَتَّبِعُواْ مِن دُونِهِ أَوْلِيَاء قَلِيلاً مَّا تَذَكَّرُونَ

“ Rabbinizden size indirilene tabi olun, O nun dışında dostlar edinipte onlara tabi olmayın. Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz “  Araf : 3.Ay.

Değerli kardeşlerim … ! unutmayalım ki bütün günahların temelinde heva ve heveslere uymak ve geçici arzuların peşinden koşmak yatmaktadır…

Allah’u Teala  bu gerçeyi bir çok Ayet’i kerimesinde dile getirmiş, heva ve hevesi, hakkın karşıtı olarak zikretmiştir… Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

“ …. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Sakın heva ve hevese uyma. Ki, seni Allah’ın yolundan saptırmasın. Allah’ın yolundan sapanlara, hesap gününü unuttuklarından dolayı çetin bir azab vardır. "   Sa’d : 26.Ay.  

         Rabbimiz yine şöyle buyurmaktadır :

“ Artık her kim azgınlık etmiş ve dünya hayatını tercih etmişse, kuşkusuz onun varacağı yer cehennemdir. Kim de Rabbinin makamında durmaktan korkmuş ve nefsini heva ve heveslerden menetmiş ise, kuşkusuz onun varacağı yer de cennettir. "   Naziat : 37…… 41.Ay.

         Allah’u Azze ve Celle Rasulü hakkında şöyle buyurmaktadır :

وَمَا يَنطِقُ عَنِ الْهَوَى   إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى  

“ O heva ve arzusundan konuşmaz. Onun konuşmaları kendisine ilka edilen vahiyden başka bir şey değildir. "  Necm : 3 – 4. Ay.

Bu ve emsali delillerde belirtildiği gibi olay iki şeyle sınırlandırılmıştır… Bu ise : Vahy ve Heva… Yani hak ve batıl… Doğru ve yanlış … İyi ve kötü … Bu ikisinden başka üçüncü bir şey yoktur…

Zaten araştırdığınız zaman da göreceksinizdir ki, insanlar ya heva ve arzularının peşinden koşuyorlar, ya da Allah’ın kendilerine indirmiş olduğu hak ve gerçekler peşinde koşuyorlar… Ya da karma olarak ; hayatlarının bir kısmında hakkı yaşadıkları gibi, diğer kısmı da batıl uğraşlar peşinden koşmaktadırlar …

Değerli kardeşlerim … ! bildiğiniz gibi İslam teslimiyet ister. Ve yine bildiğiniz gibi Müslüman demekte zaten teslim olan demektir… Kişi yaratıcısına kayıtsız şartsız teslim olmadıkça kamil manada Müslüman sayılmaz…

       Allah Rasulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır :

"..... عن عبدالله بن عمرو قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : لا يؤمن أحدكم حتى يكون هواه تبعا لما جئت به                                                 
{ ... Abdullah İbn Amr b. El- As r.a’dan. Rasulullah s.a.v buyurdular ki : “ Heva ve arzusu benim getirdiğime tabi olmadıkça, sizden hiç biriniz iman etmiş olamazsınız “ }

İbni Ebi Asım es Sünne : 1.c.15. n – Beğavi Şerhü’s Sünne : 1 / 213 – Mişkatu’l Mesabih : 1 / 59

Evet … ! İslam, Allah’a teslim olmak ve O’na itaat ederek boyun eğmektir. Diğer bir ifadeyle ; Kişinin yönetimini alemlerin Rabbine teslim etmesi ve hayatının her anında ve alanında O’nun hükmünü ve şeriatını kabul edip ona uygun bir hayat sürdürmesi demektir...

Unutmayın ki, kim şahsi yorum ve görüşleri ile Allah’ın şeriatına muhalefet ederse, o kimse Allah’a tam anlamıyla teslim olmamış demektir… Daha da ötesi, o kimse eğer tamamen heva ve arzularının peşinden koşan ve onun esiri durumana düşen biriyse, nefsini Allah’tan başka ilah edinmiş bir kimse demektir… Allah’u Azze ve Celle bu konuda şöyle buyurmaktadır :

" Ey Muhammed ! Heva ve arzusunu kendisine ilah edinen, Allah’ın kendi ilmi dahilinde saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektiği kimseyi görüyor musun ? Şimdi onu Allah’tan başka kim hidayete erdirebilir ? Hiç düşünmez misiniz ?. "  Casiye : 23.Ay.

" Eğer sana cevap veremezlerse, bil ki onlar sadece heva ve arzularına uymaktadırlar. Allah’tan bir yol göstericisi olmaksızın sadece kendi heva ve arzusuna uyandan daha sapık kim olabilir ? Elbette ki Allah, zalim olan kimseleri doğru yola iletmez. "  Kasas : 50.Ay.

Değerli kardeşlerim … ! yine unutmamamız gerekir ki, her konuda Allah’a teslim olmak İslam’ın bir gereği olduğu gibi imanın da şartlarındandır… Bakınız Rabbimiz ne buyurur :

  فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ  فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ  ثُمَّ لاَ  يَجِدُواْ فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجاً مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسْلِيماً

" Hayır ! Rabbine andolsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. "  Nisa : 65.Ay.

Yani, hangi konuda olursa olsun, Müslüman bir kimse mutlaka Allah ve Rasulüne başvurma mecburiyetindedir… Hatta Ayet’i kerimeye dikkat ettiyseniz orada, bu teslimiyetin hiçbir sıkıntı duymadan tam manasıyla bir teslimiyet olması anlatılmaktadır...

Biraz önce ki zikretmiş olduğumuz hadisi şerif de bizlere aynı şeyi anlatmaktadır… Orada da zikredildiği gibi, heva ve arzulardan arınmış tam bir teslimiyet olmadığı müddetçe imanın gerçekleşmeyeceği anlatılmaktadır…

... Rasulullah s.a.v buyurdular ki : Heva ve arzusu benim getirdiğime tabi olmadıkça, sizden hiç biriniz iman etmiş olamazsınız . "   İbni Ebi Asım es Sünne : 1.c.15.n

Değerli kardeşlerim … ! unutmayalım ki İslam dini insanların yararına olan her şeyi en güzel şekliyle anlatmış ve bu hususu onların heva ve arzularına bırakmamıştır… Çünkü heva ve arzuların insanı sevkettiği nokta farklı, İslamın sevkettiği nokta daha farklıdır …

 Rabbimiz bir Ayet’i celilesinde buyuruyor ki :

“ Eğer hak, onların heva ve arzularına uysaydı mutlaka gökler, yer ve bunların arasında bulunanlar fesada uğrayıp bozulur giderdi ... "  Mu’minun : 71.Ay.

Yani Rabbimiz buyuruyor ki ; “ sizi yaradan, sizin menfaatinize olan her şeyi sizden daha iyi bilir… Dolayısıyla, benim sizler için vazettiğim bütün emir ve nehiyler sizlerin menfaatine olan şeylerdir…

Öyleyse ey insanoğlu … ! seni helaka sürükleyecek olan heva ve arzularının peşinden koşmayı bırak … Seni yoktan vareden Allah’ın vazettiği kanun ve hükümlere uy…

Allah’u Azze Celle kullarını, heva ve arzularından  uzak durup kendisine boyun eymeğe, hayatlarının her anında ve alanında kendisine ibadet etmeye ve irili ufaklı her meselede Kur’an’a ve Sünnet’e uymaya davet etmektedir…Ta ki insan, yaratıcısı olan Rabbini razı edebilsin…

Şayet insanoğlu bu gayeye ters düşerse, unutmasın ki dünyada da ahirette de azab ile tehdit edilmektedir… Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

  ……” فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

“ … Onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir bela gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar. "   Nur : 63.Ay.

“ Allah ve Rasulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mü’min olan bir erkek ve gerekse mü’min olan bir kadın için, o işte başka bir tercih hakları yoktur. Her kim Allah ve Rasulüne asi olursa açıkça bir sapıklık etmiş olur. "  Ahzab : 36.Ay.

Değerli kardeşlerim … !  Unutmayalım ki, kim Allah’ın emir ve yasaklarına uymaktan imtina eder ve heva ve arzularının peşinden koşarsa, bu kimse kendisine yazık etmiş ve eli boş olarak yola çıkmış demektir...

       Rabbimizin kerim kitabında  buyurduğu gibi : 

“  … Kim O’na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa, şunu iyi  bilsin ki Allah, onların hepsini huzurunda toplayacaktır.  “   Nisa : 172.Ay.

“ … Bana kulluk etmeye tenezzül etmeyenler, aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir. "    Mü’min : 60.Ay.

Öyleyse ey kalplerinde az da olsa imanı olanlar ; ölüm sizi yakalamadan önce hayatınızı ganimet bilip Allah’a ve Rasulüne itaat edin… Henüz hayat sermayesi elinizde iken sizi yaratan rabbinizin çağrısına icabet edin ve hesaba çekilmeden önce kendi nefislerinizi hesaba çekin…

Unutmayın ki yaradanına en çok yaklaşmak isteyen kimse, nefsini en çok hesaba çeken kimsedir… Allah’tan en fazla uzaklaşan kimse ise, nefsinin heva ve arzularına kapılıp onun peşinden giden kimsedir…

Ve yine unutmayın ki, nefsine en çok acıyan kimse, Allah’a en çok itaat eden kimse, nefsine en fazla zulmeden kimse ise, Allah’a en fazla isyan eden kimsedir… Bu ise, insanın helak olması demektir... Bakınız Allah Rasulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde ne buyurur : 

" Üç şey insanı helaka sürükleyen şeylerdendir :
-
 İtaat edilen cimrilik
Dizginlenemeyip peşi sıra gidilen heva ve arzular.
Kişinin kendisini beyenmesi. "                                                                        

Beyhaki Şuabu’l İman : 2 . Bab – el Albani Silsiletü’s Sahiha : 1802.n

Ey Allah’ın kulları … ! Unutmayın ki günahların gerçekleşmesi, insanın heva ve arzusunu Kitab’ın ve Sünnet’in vazettiği emir ve nehiylerine tercih etmekle olur… Bu olay ilerledikçe de, kişi nefsini yavaş yavaş ilah edinmeye başlar… Yani, - defalarca da izah ettiğimiz gibi - her küçük büyüye doğru yol aldığından dolayı, hiçbir küçük olduğu yerde kalmayacaktır...

Öyleyse Müslümana düşen görev, bu tehlikeli yoldan sakınmaktır… Yani ; Allah’ın dininden olan bir şeyi, heva ve arzusuna tercih etmemelidir... 

Çünkü, yarın kıyamet günü Rabbimizin huzuruna toplanacağız… Ve o gün bize, bütün yaptıklarımızın  hesabını soracaktır…

       Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

وَاتَّقُواْ يَوْماً تُرْجَعُونَ فِيهِ إِلَى اللّهِ ثُمَّ تُوَفَّى كُلُّ نَفْسٍ مَّا كَسَبَتْ وَهُمْ لاَ يُظْلَمُونَ

“ - Ey insanlar ! - Öyle bir günden sakının ki, o gün Allah’a döndürüleceksiniz. Sonra herkese kazanmış olduğu tastamam verilecek ve hiç kimseye asla haksızlık yapılmayacaktıR. "  Bakara : 281.Ay.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

“ Ey iman edenler ! Allah’tan sakının. Herkes yarın kıyamet günü için ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun, çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır. "  Haşr : 18.Ay.

اسْتَجِيبُوا لِرَبِّكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَ يَوْمٌ لَّا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللَّهِ مَا لَكُم مِّن مَّلْجَأٍ يَوْمَئِذٍ وَمَا لَكُم مِّن نَّكِيرٍ

“  - Ey insanlar … ! - Allah’ın emriyle  geri çevrilmesi mümkün olmayan bir gün gelmezden önce Rabbinizin çağrısına icabet edin. Çünkü o gün ne sığınacak bir yeriniz var ve ne de inkar etmeye çareniz var. "  Şura : 47.Ay.

Evet ey zavallı ve cılız insan, bu ifadeler seni yaratan, sana şekil veren ve sana annenden daha merhametli olan Rabbinin uyarılarıdır. Sana şimdiden nasihat ediyor ki, heva ve arzularının esiri olmayasın… Seni şimdiden uyarıyor ki, yarın kıyamet günü pişman ve perişan olmayasın … Ve yine buyuruyor Rabbimiz :  

“ - Ey gafil insanlar ! - Allah’ın azabı gelip sizi bulmadan Rabbinize yönelin ve O’nun emirlerine teslim olun. Sonra size yardım edilmez ha  “    Zümer : 54.Ay. 

Evet Değerli kardeşlerim … ! Müslümanın imanı zayıflayıp bir an heva ve arzusuna uyabilir… Veya şeytan ona günahı süslü gösterip o günahı işletebilir. Ama basiretli bir Müslümanın o günahta ısrar etmemesi, fırsat elinde iken o günahından tevbe etmesi ve bir daha ona yönelmemesi gerekir… Şuurlu ve basiretli bir müslümana yakışan budur…

Allah Rasulü s.a.v’in buyurduğu gibi : “ Ademoğullarının hepsi günah işler. Günah işleyenlerin en hayırlısı ise tevbe edenlerdir. "  Darimi : 6.c.2730.n

Eğer Tevbe etmeden ölür ise işi Allah’a kalmıştır ; Allah dilerse onu affeder dilerse ona azap eder… İşte beşer olmaları hasebiyle bu şekilde günaha düşenler aşırı bir şekilde kınanmamışlardır…

Günahlarından dolayı kınananlar, kötülenenler ve tehdite maruz kalanlar ise, heva ve arzularına uyarak günahlarında ısrar edenlerdir… Canlarının her çektiği zaman günaha rahatlıkla dalanlardır.

İşte bu tipler, heva ve heveslerinin esiri olmuş kimselerdir. Bunlar, bir şeyi güzel ve çirkin görmede sürekli aklı esas alırlar. Bunlar, şahsi yorum ve görüşleriyle Allah’ın hükmüne ve şeriatına karşı çıkanlardır… Bunlar, heva ve heveslerine uyandan başka ne bir iyiylik ve ne de kötülük bilirler…

Ey Allah’ın kulları … ! unutmayın ki en büyük bela ve musibetlerden birisi de, kişinin heva ve aklını vahye tercih etmesidir.

Ama şunu aklınızdan sakın çıkarmayın ki, kesin deliller varken ona muhalif içtihad olmaz… Yani, Allah ve Rasulünün kavli karşısında hiç kimsenin söz hakkı olamaz… Rabbimiz şöyle buyurmaktadır :

“ Ey inananlar … ! Allah’ın ve Rasulünün önüne geçmeyin. – Yani, onlardan önce konuşmaya veya herhangi bir iş hakkında hüküm beyan etmeye kalkmayın – Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir. "  Hucurat : 1.Ay.

“ Allah ve Rasulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mü’min olan bir erkek ve gerekse mü’min olan bir kadın için, o işte başka bir tercih hakları yoktur. Her kim Allah ve Rasulüne asi olursa açıkça bir sapıklık etmiş olur. "   Ahzab : 36.Ay.

Ey Allah’ın kulları … ! Unutmayın ki rabbimiz akılların idraki için belirli bir sınız çizmiştir… İnsanın her şeyi anlayabilmesi mümkün değildir. Her şeyi bilmek yalnız Allah’u Azze ve Celle’ye mahsustur…

Anlayışı sınırlı olan İnsanoğlu, Teorilerinde genelde görüş birliği sağlayamaz. Bu nedenle, bu gün bir görüşü kabul ettiklerini ve yarın da ondan döndüklerini görürsün. Hatta öbür gün üçüncü bir görüşe dahi sahip olanını görürsün …

Eğer aklın uygun gördüğü her şey doğru olsaydı, bu , insanların dünyalarını da ahiretlerini de islah etmeye yeterli olurdu. Dolayısiyle, Peygamberlerin gönderilmesinin bir hikmeti ve davetlerinin de bir anlamı kalmazdı...

Allah’u Teala, insanoğlunda aklı yarattığı gibi her birinde de farklı farklı kılmıştır… Bununla beraber, onun yapısına heva ve nefsi arzular da yerleştirmiştir… Onları imtihan etmek için de vahyi bunlara hakem tayin etmiştir…

Bu nedenle kim Allah’a boyun eğerse, o Allah’a teslim olmuş Müslüman demektir… Allah’a itaatinden dolayı da cennetini hak etmiştir. Kim de aklını, heva ve arzuları doğrultusunda kullanarak Allah’ın emir ve yasaklarına ters düşerse o da asidir… Allah’a isyan ettiğinden dolayı da, cehennemle tehdit edilmiştir…

Müslümana düşen görev, aklın ve hevanın vahye tercih edildiği bu sapık ve tehlikeli yoldan uzak durmasıdır. Allah’ın kitabından ve Rasulünün sünnetinden isbat edilen bir şeye, aklını ve hevasını tercih etmemesidir…

Öyleyse sözü daha fazla uzatmaya gerek yoktur... Kim dünyada ve ahirette kurtuluş ve saadet istiyor ise, Rabbinin şu güzel buyruklarına iyi kulak versin :

وَأَنَّ هَـذَا  صِرَا طِي مُسْتَقِيماً فَاتَّبِعُوهُ وَلاَ  تَتَّبِعُواْ السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ  بِكُمْ عَن سَبِيلِهِ ذَلِكُمْ وَصَّاكُم بِهِ لَعَلَّكُمْ  تَتَّقُونَ

“ İşte benim doğru yolum budur ; ona uyun. Sizi O’nun yolundan ayıracak başka yollara uymayın. – Azabından – korunmanız için Allah size böyle tavsiye etmektedir. “  En’am : 153.Ay.

وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوَى فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوَى

“  Kim rabbinin azametinden korkar ve nefsini heva ve heveslerinden alıkoyarsa, onun varacağı yer cennettir. "   Nazit : 40. 41.Ay.

إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ

“  … Kim de bana ibadet etmeye tenezzül etmezse o da, hor ve hakir olarak cehenneme girecektir.  “  Mü’min : 60.Ay.

Vel hamdu lillahi rabbil alemin

                           Tacuddin el Bayburdi

Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol